|
|
|
|
|
|
ﭑ ﭒ ﭓ ﭔﭕ
Çeviriyazı |
bismi-llâhi-rraḥmâni-rraḥîm. |
|---|---|
Diyanet Vakfı |
Rahman (ve) rahim (olan) Allah'ın adıyla. |
Abdulbakî Gölpınarlı |
Rahman ve rahim Allah adiyle |
Diyanet İşleri |
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla: |
Alİ Bulaç |
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla |
Edip Yüksel |
Rahman ve Rahim ALLAH'ın ismiyle. |
Suat Yıldırım |
Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla [59,22-24] |
Elmalılı Hamdi Yazır |
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle. |
Öztürk |
Rahman ve Rahîm Allah'ın adıyla... |
Süleyman Ateş |
Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla |
|
|
|
|
|
|
ﭖ ﭗ ﭘ ﭙﭚ
Çeviriyazı |
elḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn. |
|---|---|
Diyanet Vakfı |
Hamd (övme ve övülme), alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. |
Abdulbakî Gölpınarlı |
Hamd, alemlerin rabbi Allah'a: |
Diyanet İşleri |
Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. |
Alİ Bulaç |
Hamd* Alemlerin Rabbinedir. |
Edip Yüksel |
Övgü, evrenlerin Rabbi ALLAH'adır. |
Suat Yıldırım |
Bütün hamdler, övgüler âlemlerin Rabbi Allah'adır. |
Elmalılı Hamdi Yazır |
Hamd o âlemlerin Rabbi, |
Öztürk |
Hamt, âlemlerin Rabbi Allah'adır. |
Süleyman Ateş |
Alemlerin Rabbi (sahibi, yetiştiricisi) Allah'a hamdolsun. |
|
|
|
|
|
|
ﭛ ﭜﭝ
Çeviriyazı |
erraḥmâni-rraḥîm. |
|---|---|
Diyanet Vakfı |
O, rahmandır ve rahimdir. |
Abdulbakî Gölpınarlı |
Rahmandır, rahimdir, |
Diyanet İşleri |
O Rahman ve Rahim'dir, |
Alİ Bulaç |
Rahman ve Rahimdir. |
Edip Yüksel |
Rahman, Rahim (Merhametli), |
Suat Yıldırım |
O rahmândır, rahîmdir. |
Elmalılı Hamdi Yazır |
O Rahmân ve Rahim, |
Öztürk |
Rahman'dır, Rahîm'dir O. |
Süleyman Ateş |
(O) Rahman'dır, Rahim'dir. |
|
|
|
|
|
|
ﭞ ﭟ ﭠﭡ
Çeviriyazı |
mâliki yevmi-ddîn. |
|---|---|
Diyanet Vakfı |
Ceza gününün malikidir. |
Abdulbakî Gölpınarlı |
din gününün sahibidir. |
Diyanet İşleri |
Din Gününün sahibidir. |
Alİ Bulaç |
Din gününün malikidir. |
Edip Yüksel |
Yargı (Din) Gününün sahibi. |
Suat Yıldırım |
Din gününün, hesap gününün tek hâkimidir. [24,25; 37,53] |
Elmalılı Hamdi Yazır |
O, din gününün maliki Allah'ın. |
Öztürk |
Din gününün Mâlik'i/ sultanıdır O... |
Süleyman Ateş |
Din (ceza ve mükafat) gününün sahibidir. |
|
|
|
|
|
|
ﭢ ﭣ ﭤ ﭥﭦ
Çeviriyazı |
iyyâke na`büdü veiyyâke neste`în. |
|---|---|
Diyanet Vakfı |
(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. |
Abdulbakî Gölpınarlı |
Ancak sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz. |
Diyanet İşleri |
Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz. |
Alİ Bulaç |
Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz. |
Edip Yüksel |
Ancak sana tapar, ancak senden yardım dileriz. |
Suat Yıldırım |
(Haydi öyleyse deyiniz): “Yalnız Sana ibadet eder, yalnız senden medet umarız.” [73,9; 6,1; 3,64] |
Elmalılı Hamdi Yazır |
Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!). |
Öztürk |
Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. |
Süleyman Ateş |
(Ya Rabbi) Ancak sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz! |
|
|
|
|
|
|
ﭧ ﭨ ﭩﭪ
Çeviriyazı |
ihdine-ṣṣirâṭa-lmüsteḳîm. |
|---|---|
Diyanet Vakfı |
Bize doğru yolu göster. |
Abdulbakî Gölpınarlı |
Bize doğru yolu göster, |
Diyanet İşleri |
Bizi doğru yola eriştir. |
Alİ Bulaç |
Bizi doğru yola ilet; |
Edip Yüksel |
Bizi doğru yola ilet. |
Suat Yıldırım |
Bizi doğru yola, Sana doğru varan yola ilet. |
Elmalılı Hamdi Yazır |
Hidayet eyle bizi doğru yola, |
Öztürk |
Dosdoğru giden yola ilet bizi... |
Süleyman Ateş |
Bizi doğru yola ilet: |
|
|
|
|
|
|
ﭫ ﭬ ﭭ ﭮ ﭯ ﭰ ﭱ ﭲ ﭳﭴ
Çeviriyazı |
ṣirâṭa-lleẕîne en`amte `aleyhim gayri-lmagḍûbi `aleyhim vele-ḍḍâllîn. |
|---|---|
Diyanet Vakfı |
Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil! |
Abdulbakî Gölpınarlı |
nimetlendirdiğin kişilerin yolunu; gazebe uğramışların da değil, sapıkların da |
Diyanet İşleri |
Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil. |
Alİ Bulaç |
Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil. |
Edip Yüksel |
Gazaba uğrayanların ve sapmışların değil; kendilerine iyilikte bulunduğun kimselerin yoluna... |
Suat Yıldırım |
Nimet ve lütfuna nail ettiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve sapkınlarınkine değil. [4,69] |
Elmalılı Hamdi Yazır |
O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil. |
Öztürk |
Kendilerine nimet verdiklerinin, üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlığa/şaşkınlığa saplanmamışların yoluna... |
Süleyman Ateş |
-ni'met verdiğin kimselerin yoluna. Kendilerine gazabedilmiş olanların ve sapmışların yoluna değil. (ya Rabbi)! |
